Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İşletme tarafından düzenlenen "Sakarya'nın İz Bırakan Markaları 3" etkinliği düzenlendi. SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonu'nda düzenlenen panelde, kentin ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli pay sahibi olan markaların temsilcileri bir araya geldi.
Moderatörlüğünü Prof. Dr. Özlem Balaban'ın üstlendiği oturumda, Mazlum Çikolata firma sahibi Tarık Pekerken, Yılmaz Traktör firma sahibi Akif Yılmaz ve Hasbil Tarım Ürünleri firma sahibi Habil Genç konuşmacı olarak yer alarak marka hikayelerini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sima Nart, Sakarya'nın tarihi İpek Yolu üzerindeki konumu ve Kurtuluş Savaşı'ndaki simgesel değeriyle Türkiye'nin en gözde şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Şehrin coğrafi güzelliklerinin yanı sıra zengin beşeri sermayesiyle de öne çıktığını belirten Nart, Sakarya'nın çevre sanayi şehirleriyle birlikte lojistik ve ekonomik bir üs olarak Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ettiğini ifade etti. Nart ayrıca, İşletme Fakültesi olarak öğrencilere teorik eğitimin ötesinde pratik hayata yönelik güçlü staj imkanları sunduklarını ve sektörle iş birliğini odağa alan bu tür organizasyonların gençlerin girişimcilik vizyonunu şekillendirmede kritik bir rol oynadığını dile getirdi.
Açılış konuşmasının ardından panelin moderatörlüğünü üstlenen İşletme Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Özlem Balaban, bu özel seride yalnızca markaların ulaştığı başarıları değil, aynı zamanda kuruluş aşamasından büyüme evresine kadar geçtikleri zorlu yolları ve karşılaştıkları engelleri de derinlemesine ele alacaklarını belirtti. Markaların şehre sadece ekonomik bir getiri sağlamadığını, aynı zamanda istihdam yaratarak şehrin kültürel yapısına ve girişimcilik ruhuna da ayna tuttuğunu vurgulayan Balaban, bu deneyim aktarımının öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.
Otomotiv ve Eğitim Sektörü Temsilcisi
1986 yılında Sakarya'da traktör bayiliği ile ticari faaliyetlerine başlayan ve zaman içinde on sekiz şube ile dört plazaya ulaşarak ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza attığını söyleyen Akif Yılmaz, elde ettikleri ticari tecrübeyi eğitim sektörüne entegre etme süreçlerini paylaştı. Kurumsal yapılarda eğitim eksikliğinin önemli bir risk oluşturduğu tespitiyle yola çıktıklarını belirten Yılmaz, bu vizyon doğrultusunda Sakarya'ya kapsamlı bir eğitim kampüsü kazandırdıklarını ifade etti. Eğitim yatırımlarının salt ticari ve kapitalist kaygılarla yönetilemeyeceğinin altını çizen Yılmaz, eğitim kurumundan elde edilen tüm gelirlerin yine kurumun fiziksel ve akademik gelişimine harcanması gerektiği prensibini kurum kültürü olarak benimsediklerini vurguladı.
Tarım ve Tedarik Sektörü Temsilcisi
Ticari faaliyetlerine 1988 yılında Karasu ve Adapazarı bölgelerinde tarım ürünleri ticaretiyle başlayan şirket temsilcisi Habil Genç, geleneksel aile işletmeciliğinden kurumsal bir yapıya geçiş süreçlerini anlattı. Özellikle fındık ve ceviz gibi bölgesel tarım ürünlerinin tedarikinde uzmanlaşan firmanın, 2005 yılında gerçekleştirdiği kurumsallaşma hamlesiyle sektördeki sürdürülebilirliğini güvence altına aldığını belirtti. Üreticilerle kurulan güvene dayalı uzun vadeli ilişkilerin önemine değinen Genç, uluslararası alıcıların taleplerini karşılarken şeffaf tedarik zinciri yönetiminin ve kalitenin, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü oluşturan en temel unsurlar olduğunu ifade etti.
Gıda ve Şekerleme Sektörü Temsilcisi
Kökenleri Selanik'e dayanan ve üç nesildir Sakarya'da faaliyet gösteren Mazlum markasının temsilcisi Tarık Pekerken, köklü bir aile işletmesinin modern iş dünyasında hayatta kalma stratejilerini katılımcılarla paylaştı. Şirketin büyüme vizyonunu, rekabetin ve fiyat savaşlarının yoğun olduğu geleneksel pazarlar yerine "Mavi Okyanus Stratejisi" üzerine inşa ettiklerini belirten Pekerken, nicelikten ziyade niteliğe ve değer yaratmaya odaklandıklarını vurguladı. Yıllar içinde ürün portföylerini bin altı yüz kaleme kadar genişlettiklerini ifade eden Pekerken, rakiplerle doğrudan çatışmak yerine yenilikçi ürünler geliştirerek kendilerine rakipsiz yeni pazar alanları yaratmanın, asırlık markalarının temel büyüme dinamiği olduğunu sözlerine ekledi.
Etkinlik konuşmacılara belge takdimi ile sona erdi.